AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, AK Parti tarafından gerçekleştirilen yeni anayasa çalışmalarına ilişkin, "Birinci aşama neredeyse nihayetlendi" dedi.
AK Parti Genel Başkanvekili Efkan Ala, Türkiye Basın Federasyonu’nda (TÜBAF) "Anadolu Sohbetleri" çerçevesinde düzenlenen programda basın mensuplarıyla bir araya gelerek, gündeme ilişkin soruları cevapladı.
"Öngörünün mümkün olduğu ve hesaplanabilir olduğu bir ülke sisteminden bahsediyoruz"
Anayasa ile vatandaşın geliri arasında doğrudan bir ilişki olduğuna dikkati çeken ve gelişmiş ve ekonomik olarak kalkınmış ülkelerde sistemin kurumsallaştığını aktaran Ala, "Birçok petrol ülkesi var ama gelişmiş ve kalkınmış ülkeler arasında değiller. Kurumsallaşmış demokratik sistemler sermaye için de bir ortam oluşturuyor. Nasıl ki özgürlük ortamı insan zihninin, demokratik ortam toplumun daha huzurlu, daha verimli çalışmasını mümkün kılarsa aynı zamanda gelişmiş bir kurumsallaşmış demokrasi; sermayenin de kurallar içerisinde daha garantili, daha çok iş yapmasını, girişim özgürlüğünü mümkün kılar. Dışarıdan da sermaye akışını o ülkeye mümkün kılar. Bütün bunları kurumsallaşmış demokrasiyle yaparsınız. Öngörülebilir, sürprizlere açık olmayan, sürdürülebilir, tahmin etmenin ve öngörünün mümkün olduğu ve hesaplanabilir olduğu bir ülke sisteminden bahsediyoruz. Bunu neyle sağlayacaksınız? Bunun en temel metni anayasadır" ifadelerine yer verdi. Ala, iyi işleyen bir devlet mekanizması kurmak ve bireyin temel hak ve özgürlüklerini her türlü otorite karşısında garanti altına almak, geliştirmek ve toplumun da işlerinin düzenli yürümesi için bir anayasa ihtiyacının olduğunun altını çizdi.
"Biz siyasetin garantili hale gelmiş olmasını sağlamasaydık rahat rahat anayasa tartışması bile yapamazdık"
Türkiye’nin parti devletine dönüştüğü yönündeki eleştiriler hatırlatılarak, yeni anayasada kuvvetler ayrılığına ilişkin nasıl bir düzenleme yapılıp yapılmayacağının sorulması üzerine Ala, "Bir kere bu cümleler ezber cümlelerdir. Bunu söyleyenler ya Türkiye’nin siyasi tarihini bilmiyorlar ya da kasıtlı olarak manipülasyon için böyle cümleler kuruyorlar. Bugün anayasa değişikliğinin liderliğini yapan AK Parti’dir. Biz bu anayasanın topyekun değişmesi gerektiğini, sivil bir anayasaya ihtiyacımız olduğunu söylüyoruz. Biz sistemin sahibi değiliz, 1982 Anayasasını biz yapmadık. Eskiyle kıyasladığımız zaman da Türkiye bir ‘parti devlet’ dönemini yaşamamış olsa bu söylenenler bir çağrışım yapabilir ama Türkiye parti devlet dönemini yaşadı. Şu anda içinde bulunduğumuz sistem daha önce ‘yarı başkanlık sistemi’ diye anayasada kurgulanmış ve bazı sorunlar da uygulamada ortaya çıkmıştı, onları değiştirdik. Her adımımız daha öncekine göre siyasetin alanını genişletti ama yapılacak olanların alanını da fazlalaştırdı. Bugün biz siyasetin garantili hale gelmiş olmasını sağlamasaydık rahat rahat anayasa tartışması bile yapamazdık. Anayasa tartışması başladığında başka odaklar hemen ‘anayasa öyle değiştirilemez’ diye açıklamalar yapıyorlardı. Şimdi halktan başka kimsenin güçlü bir biçimde bir şeye engel olması ya da kabul etmesinin imkanı yok. Partiler konuşuyorlar, konuşmaları lazım. Bu retorikten de kurtulmamız lazım. Biz kendimizi ideal olanla kıyaslıyoruz. İdeal olanla kıyasladığımız zaman yapacak çok işimiz var ama eskiden olanla kıyasladığımızda çok mesafe aldık" değerlendirmesinde bulundu.
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının bölgesel bir çatışmaya dönüştüğünü ve etkilerin küresel haline geldiğine de değinen Ala, sözlerine şöyle devam etti:
"Uluslararası kuruluşlar etkisizleşti, güven çok sarsıldı. Diplomasinin gücü azaldı ve bundan sonraki dünyanın İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra kurulan düzenden farklı olacağı anlaşılıyor. Şu an itibarıyla kuralsız düzen var. Önümüzdeki dönemde kurallı düzene geçişte hangi yeni ittifakların oluşacağını tartışıyor olacağız."
KAYNAK:İHA
Yorumlar