Kıbrıs meselesi, Doğu Akdeniz’deki dengeler değişse de her zaman gerçekçi bir yaklaşım gerektiriyor. Tufan Erhürman’ın Boğaziçi Üniversitesi’ndeki açıklamaları, tam da bu realist dış politika anlayışını özetler nitelikte. Erhürman’ın adanın geleceğine dair çizdiği çerçeve üç net mesaj barındırıyor:
Türkiye’nin Garantörlüğü Şart: Ankara ile Lefkoşa arasındaki bağ, dünyadaki diğer diplomatik ilişkilere benzemeyecek kadar özel. Türkiye’nin garantör olmadığı ve imzasının bulunmadığı hiçbir formül Kıbrıs’ta kalıcı bir çözüm üretemez.
İzolasyonlara Karşı Diplomasi: Kıbrıs Türk halkına uygulanan haksız ambargoları kırmanın yolu akılcı diplomasiden geçiyor. Bu noktada Türk Devletleri Teşkilatı’ndaki (TDT) gözlemci üyelik statüsü, dünyayla bağ kurmak adına stratejik bir kapıdır.
Nüfus ve Mülkiyet Alarmı: Yabancıların mülk edinmesi konusundaki iddiaların aksine, resmi verilerde KKTC’de abartılı bir yoğunluk yok; asıl hareketlilik Güney Kıbrıs’ta. Ancak KKTC gibi küçük ülkelerde kontrolsüz nüfus artışı büyük risk taşır. Bu yüzden acil bir nüfus sayımı ve planlaması kaçınılmazdır.
Özetle; Erhürman, Kıbrıs’ta kalıcı bir geleceğin formülünü net koyuyor: Türkiye ile sarsılmaz bir iş birliği, dış dünyayla güçlü diplomatik bağlar ve içeride doğru bir nüfus politikası.
Yorumlar